"Batum" sayfasının sürümleri arasındaki fark

Okune sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
6. satır: 6. satır:
  
 
==Tarihi==
 
==Tarihi==
Platana adıyla bahsinin geçtiği en eski belgeler 14. yüzyıla ait İtalyan portolanlarıdır. O dönemde [[Trabzon İmparatorluğu]] dahilindeki [[Trabzon Rumları|Rum]] azınlığın başkent dışındaki en yoğun nüfusunu barındıran [[Trikomia Bandonu]]'nun idari merkezi konumundaydı. Bu bölge aynı zamanda ülke genelinde, Helenik kökenli yer adlarının en yoğun görüldüğü kesimdi ve diğer bölgelerden ayrışan bu kültürel doku, o yıllarda muhtemelen sahil kesimindeki eski [[Antik Yunan Sömürgeciliği|sömürge dönemi]] kolonileşmesinin mirasını ve izlerini de taşımaktaydı. '''1404''' yılında gemiyle bölgeyi ziyeret eden bir diplomatın kayıtlarında, korunaklı bir liman olarak bahsedilen Platana, orijinali '''1425''' yılı civarında imparator [[Aleksi (IV.)]] tarafından yayımlandığı düşünülen [[Faroz Fermanı]] metninde, Trikomia Bandonu'nun diğer önemli yerleşim birimleriyle birlikte anılır.<ref name=":0">Ahmet Mican Zehiroğlu (2018) "[https://www.amazon.com.tr/Trabzon-İmparatorluğu-3-Cilt-Ahmet-Zehiroğlu/dp/6058103207/ Trabzon İmparatorluğu (3.Cilt)]" s.81, 106, 160</ref>  
+
İlk zamanlarında sadece bir iskele olarak varlığını sürdüren Batum, [[Roma İmparatorluğu]] egemenlik alanına girişiyle birlikte aynı zamanda bir askeri sınır garnizonu işlevi de üstlendi. Ardından önce [[Laz]], sonrasında da [[Abaza]] krallığının hakimiyet alanına girdi. İlerleyen dönemlerde sık sık işgallere uğradı ve el değiştirdi. Batum limanı da içine alan [[Guria Prensliği]], 13. yüzyılda [[Trabzon İmparatorluğu]]'nun vassalı haline geldi. Sonraki iki yüzyıl boyunca bu ilişki kısa kesintiler hariç aynı şekilde devam etti.<ref name=":0">Ahmet Mican Zehiroğlu (2018) "[https://www.amazon.com.tr/Trabzon-İmparatorluğu-3-Cilt-Ahmet-Zehiroğlu/dp/6058103207/ Trabzon İmparatorluğu (3.Cilt)]" s.81, 106, 160</ref>  
  
Aynı yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı yönetimine giren kasaba, Akçaabad adıyla önce nahiye daha sonra kaza olarak yeniden yapılandırılan aynı idari bölgenin merkezi olmayı sürdürmüştür. Sultanlık devrinin sonlarına doğru da yönetim merkezi olduğu aynı idari birimin adını almıştır. Adının "Akçaabat" şekline dönüşmeden önceki hali ile "Akçaabad" olarak geçtiği son resmi belgelerden biri '''1947''' tarihlidir ve [[SSCB]] hesabına casusluk yapma suçuyla ölüm cezası verilen "...Akçaabad'ın [[Guzari]] köyünden..." Ahmet Sevim isimli bir şahsın asılarak idam edilmesine ilişkindir <ref>[https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/KANUNLAR_KARARLAR/kanuntbmmc030/karartbmmc030/karartbmmc03001570.pdf "TBMM Tutanakları (1947)"] c.30 s.797 n.1567</ref>
+
Trabzon'u egemenliği altına alan Osmanlı yönetiminin bu gerekçeyle öne sürdüğü bölgeye yönelik veraset iddiasını, tam olarak hayata geçirebilmesi ancak 17. yüzyıl başlarında mümkün olabildi. Batum ilk kez bu dönemde sabit bir yerleşim merkezi haline gelmeye başladı. 19. yüzyılda Rus egemenliğine girmesinden sonra hızla gelişerek şehir halini aldı. Bu dönemde demiryolu ulaşımına da bağlanarak Trabzon'a alternatif önemli bir liman olarak öne çıkmaya başlaması, önemli bir işgücü talebine neden oldu. Bu nedenle aynı yüzyılın son çeyreğinde özellikle Ermeni ve Kürt toplulukların yoğun göçüne sahne olarak Doğu Karadeniz sahil şehrinin en kalabalık şehirlerinden biri haline geldi.
  
 
==Kasabaları==
 
==Kasabaları==

04.30, 15 Temmuz 2025 tarihindeki hâli

Batum limanı, 19. yüzyıl tasviri.

Trabzon'un 200 km doğusunda, Çoruh nehri ağzının doğu yakasında kurulu bir şehirdir.

İsmi

Antik Yunan Sömürgeciliği döneminde, Çoruh nehri ağzı için kullanılan ve Antik Yunancada "derin liman" anlamına gelen "Bathys Limēn" isimlendirmesi, şehrin günümüzdeki adının kaynağıdır. Roma egemenliği döneminde bu isimlendirme, Latinize formda kısaltılarak Batum şeklini almış ve günümüze dek aynı şekilde kullanılmıştır.

Tarihi

İlk zamanlarında sadece bir iskele olarak varlığını sürdüren Batum, Roma İmparatorluğu egemenlik alanına girişiyle birlikte aynı zamanda bir askeri sınır garnizonu işlevi de üstlendi. Ardından önce Laz, sonrasında da Abaza krallığının hakimiyet alanına girdi. İlerleyen dönemlerde sık sık işgallere uğradı ve el değiştirdi. Batum limanı da içine alan Guria Prensliği, 13. yüzyılda Trabzon İmparatorluğu'nun vassalı haline geldi. Sonraki iki yüzyıl boyunca bu ilişki kısa kesintiler hariç aynı şekilde devam etti.[1]

Trabzon'u egemenliği altına alan Osmanlı yönetiminin bu gerekçeyle öne sürdüğü bölgeye yönelik veraset iddiasını, tam olarak hayata geçirebilmesi ancak 17. yüzyıl başlarında mümkün olabildi. Batum ilk kez bu dönemde sabit bir yerleşim merkezi haline gelmeye başladı. 19. yüzyılda Rus egemenliğine girmesinden sonra hızla gelişerek şehir halini aldı. Bu dönemde demiryolu ulaşımına da bağlanarak Trabzon'a alternatif önemli bir liman olarak öne çıkmaya başlaması, önemli bir işgücü talebine neden oldu. Bu nedenle aynı yüzyılın son çeyreğinde özellikle Ermeni ve Kürt toplulukların yoğun göçüne sahne olarak Doğu Karadeniz sahil şehrinin en kalabalık şehirlerinden biri haline geldi.

Kasabaları

Çakva, Gönye, Hopa, Hulo, Kobulet ve Makriyal ticari ve kültürel açıdan tarihi boyunca şehirle doğrudan ilişki içinde olmuş belli başlı çevre kasabalardır.

Tavsiyeler

  • Nerede ne görülür? : Sahil kesiminde geniş bir alana yayılan botanik parkı, şehrin simgesi haline gelmiş, görülmeye değer bir açıkhava tabiat müzesidir.

Önemli Kişiler

Kaynakça

  1. Ahmet Mican Zehiroğlu (2018) "Trabzon İmparatorluğu (3.Cilt)" s.81, 106, 160