"Nurullah Ataç" sayfasının sürümleri arasındaki fark

Okune sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
11. satır: 11. satır:
  
 
Sırasıyla önce Lozan Üniversitesi, ardında Sorbonne Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde almaya başladığı eğitimlerin hepsini, babasının ölümü sonrası yaşadığı maddi sorunlar nedeniyle yarıda bıraktı ve '''1922''' yılından itibaren Fransızca çevirmenlik yapmaya başladı. Aynı süreçte çeşitli dergilerde yayımlanan deneme türündeki ilk yazılarıyla, tiyatro ve ebebiyat eleştirileri ile dikkat çekmeye başladı. Bir süre sonra geçimini sağlamak için Fransızca öğretmenliği de yapmaya başladı.
 
Sırasıyla önce Lozan Üniversitesi, ardında Sorbonne Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde almaya başladığı eğitimlerin hepsini, babasının ölümü sonrası yaşadığı maddi sorunlar nedeniyle yarıda bıraktı ve '''1922''' yılından itibaren Fransızca çevirmenlik yapmaya başladı. Aynı süreçte çeşitli dergilerde yayımlanan deneme türündeki ilk yazılarıyla, tiyatro ve ebebiyat eleştirileri ile dikkat çekmeye başladı. Bir süre sonra geçimini sağlamak için Fransızca öğretmenliği de yapmaya başladı.
 +
 +
Özellikle '''1945'''’ten sonra Türkçe edebiyatın Arapça-Farsça etkisinden kurtularak dildeki öze dönüşün ısrarlı bir savunucusu haline geldi. Bu fikri bir süre sonra takıntı haline getirdi ve aynı yıllarda bir benzeri Yunanistan'da [[Yunanca|Modern Yunanca]] için uygulanmakta olan masa başında kelime üretimi uğraşına girişti. Ürettiği birçok kelime alaya alınsa da ".........." birçok kelimenin konuşma dilen sokmayı başardı.
 +
 +
Eleştirmen kimliğiyle genç şaiirlerin, özellikle Birinci Yeni akımının en büyük destekçisi oldu.
  
  

12.03, 7 Ağustos 2025 tarihindeki hâli

Nurullah Ataç

Nurullah Ataç (1898-1957) Yomra asıllı yazar ve eleştirmendir.

20. yüzyıl Türkçe edebiyatının en önemli eleştirmenleri arasında yer alır. Lafını hiç sakınmayan sivri dilli üslubu nedeniyle kendi döneminin pek sevilmeyen ama aynı zamanda çok saygı duyulan edebiyatçılarından biri olmuştur.[1]

İsmi

Asıl adı Mehmet Ali Nurullah Ata'dır. Bazı yazılarında; Ahfeş, Ali Gümrükçü, Alkan, Kavafoğlu, Nurullah Ata, Sabiha Yağızlar, Süha Kavafoğlu mahlaslarını kullanmıştır.

Hayatı

Aslen Yomralı Gümrükçüoğlu sülalesine mensup olan ve Osmanlı döneminin son yıllarında çeşitli bürokratik görevler üstlenen Mehmet Atâ Bey'in oğlu olarak, 21 Ağustos 1898 tarihinde İstanbul'da doğdu.

Sırasıyla önce Lozan Üniversitesi, ardında Sorbonne Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde almaya başladığı eğitimlerin hepsini, babasının ölümü sonrası yaşadığı maddi sorunlar nedeniyle yarıda bıraktı ve 1922 yılından itibaren Fransızca çevirmenlik yapmaya başladı. Aynı süreçte çeşitli dergilerde yayımlanan deneme türündeki ilk yazılarıyla, tiyatro ve ebebiyat eleştirileri ile dikkat çekmeye başladı. Bir süre sonra geçimini sağlamak için Fransızca öğretmenliği de yapmaya başladı.

Özellikle 1945’ten sonra Türkçe edebiyatın Arapça-Farsça etkisinden kurtularak dildeki öze dönüşün ısrarlı bir savunucusu haline geldi. Bu fikri bir süre sonra takıntı haline getirdi ve aynı yıllarda bir benzeri Yunanistan'da Modern Yunanca için uygulanmakta olan masa başında kelime üretimi uğraşına girişti. Ürettiği birçok kelime alaya alınsa da ".........." birçok kelimenin konuşma dilen sokmayı başardı.

Eleştirmen kimliğiyle genç şaiirlerin, özellikle Birinci Yeni akımının en büyük destekçisi oldu.


17 Mayıs 1957 tarihinde İstanbul'da öldü.

Eserleri

Çevirileriyle Türkçeye kazandırdığı elliye yakın klasik eser ve çeşitli dergilerde yayımlanmış yüzlerce eleştiri ve deneme yazıları dışındaki belli başlı basılı eserleri şunlardır:

  • Günlerin Getirdiği (1946)
  • Karalama Defteri (1952)
  • Sözden Söze (1952)
  • Ararken (1954)
  • Diyelim (1954)
  • Okuruma Mektuplar (1958)
  • Günce (1960)

Kaynakça

  1. Yoksul Akarsu (2019) "Ataç ve Liyakat"