"Yarı Sömürge" sayfasının sürümleri arasındaki fark
| 12. satır: | 12. satır: | ||
Özellikle yetmişli yıllardan sonra, yarı sömürge toplumlarının içinde bulundukları gerçekle yüzleşerek daha fazla rencide olmamaları için, "Gelişmekte Olan Ülke" veya "Orta Gelir Tuzağına Düşmüş Ülke" gibi kulağa biraz daha hoş gelen farklı alternatif terimler de üretilmiştir. | Özellikle yetmişli yıllardan sonra, yarı sömürge toplumlarının içinde bulundukları gerçekle yüzleşerek daha fazla rencide olmamaları için, "Gelişmekte Olan Ülke" veya "Orta Gelir Tuzağına Düşmüş Ülke" gibi kulağa biraz daha hoş gelen farklı alternatif terimler de üretilmiştir. | ||
| − | == | + | ==Dönüşüm Süreçleri== |
Herhangi bir bağımsız ülkenin [[Yarı Sömürge]] konumuna düşmesi, iç ve dış siyasetinde bağımsızlık inisiyatifini herhangi bir vesileyle geri dönüşü olmayacak şekilde yitirmesi ile başlar. Bu vesile, bazen bir iç savaş veya fiili darbe, bazen de bir ekonomik buhran veya bir işgal tehditi olabilir. Bu tür süreçlerde ülkenin başında olan yöneticiler, genellikle makamlarını ve şahsi kudretlerini koruma refleksiyle bir sömürgeci ülkenin veya ittifakın himayesi altına girmeye razı olurlar. Bu tür süreçlerde içerideki sömürgeci işbirlikçisi zümrelerin baskısı ve yönlendirmesi de rol oynar. Bu zümreler daha çok ordu, sermaye ve akademi çevrelerinde öbeklenmiş olurlar. Sermaye çevresinde özellikle büyük distribütörlerden oluşan bu işbirlikçiler, Marksist literatürde "komprador" veya "komprador burjuvazi" olarak adlandırılır. | Herhangi bir bağımsız ülkenin [[Yarı Sömürge]] konumuna düşmesi, iç ve dış siyasetinde bağımsızlık inisiyatifini herhangi bir vesileyle geri dönüşü olmayacak şekilde yitirmesi ile başlar. Bu vesile, bazen bir iç savaş veya fiili darbe, bazen de bir ekonomik buhran veya bir işgal tehditi olabilir. Bu tür süreçlerde ülkenin başında olan yöneticiler, genellikle makamlarını ve şahsi kudretlerini koruma refleksiyle bir sömürgeci ülkenin veya ittifakın himayesi altına girmeye razı olurlar. Bu tür süreçlerde içerideki sömürgeci işbirlikçisi zümrelerin baskısı ve yönlendirmesi de rol oynar. Bu zümreler daha çok ordu, sermaye ve akademi çevrelerinde öbeklenmiş olurlar. Sermaye çevresinde özellikle büyük distribütörlerden oluşan bu işbirlikçiler, Marksist literatürde "komprador" veya "komprador burjuvazi" olarak adlandırılır. | ||
| − | Bir ülkenin yarı sömürge niteliğini ayırt edebilmeyi kolaylaştıran, genel kabul görmüş belli başlı kriterler mevcuttur: | + | Bir ülkenin yarı-sömürge niteliğini ayırt edebilmeyi kolaylaştıran, genel kabul görmüş belli başlı kriterler mevcuttur: |
*Yarı-sömürge ülkelerin topraklarında tabi olunan sömürgeci devletlerin askeri üsleri bulunur. Yerel ahaliye, "dışa tehditlere yönelik savunma işbirliği" faaaliyeti olarak açıklanan bu üslerin asli fonksiyonları muhtemel bir iç isyanda yarı-sömürge yönetimi rejiminin korunmasıdır. | *Yarı-sömürge ülkelerin topraklarında tabi olunan sömürgeci devletlerin askeri üsleri bulunur. Yerel ahaliye, "dışa tehditlere yönelik savunma işbirliği" faaaliyeti olarak açıklanan bu üslerin asli fonksiyonları muhtemel bir iç isyanda yarı-sömürge yönetimi rejiminin korunmasıdır. | ||
| 22. satır: | 22. satır: | ||
Yarı sömürgeleşme sürecine girmiş bir ülkede her şey bu sürecin önünü açacak, onu kalıcılaştıracak şekilde dizayn edilir. Bu dizayn eğitim sisteminden gümrük yönetmeliklerine, sağlık sisteminden tarım politikalarına kadar hayatın her alanını kapsayacak kadar detaylıdır. Medya ve aynı amaçla dizayn edilmiş sosyal bilim dalları da aynı paralelde yarı-sömürge ahalisini kontrol altında tutmaya odaklanmış bir sosyal mühendisliğin aparatları olarak kullanılırlar. | Yarı sömürgeleşme sürecine girmiş bir ülkede her şey bu sürecin önünü açacak, onu kalıcılaştıracak şekilde dizayn edilir. Bu dizayn eğitim sisteminden gümrük yönetmeliklerine, sağlık sisteminden tarım politikalarına kadar hayatın her alanını kapsayacak kadar detaylıdır. Medya ve aynı amaçla dizayn edilmiş sosyal bilim dalları da aynı paralelde yarı-sömürge ahalisini kontrol altında tutmaya odaklanmış bir sosyal mühendisliğin aparatları olarak kullanılırlar. | ||
| + | |||
| + | ==Sömürü Mekanizmaları== | ||
| + | Yarı-sömürge ülkenin tüm ekonomik faaliyetleri tabi olunmuş sömürgeci ülkenin veya ittifakın menfaaatleri doğrultusunda planlanır ve yürütülür. | ||
| + | ===Maliye=== | ||
| + | Hazine daimi olarak sömürgeci kaynaklı kredilerin faiz sarmalı altındadır. Bu bağımlılığa mahkum etmeyi amaçlayan en yaygın stratejidir. | ||
| + | ===Sanayi=== | ||
==Kaynakça== | ==Kaynakça== | ||
15.43, 29 Temmuz 2025 tarihindeki hâli
Avrupa Sömürgeciliği geleneğinin, kısmen 19. yüzyılın son çeyreğinden itibaren başlayan ve büyük ölçüde 2. Dünya Savaşı sonrasında son şeklini alan, biraz daha örtülü, yumuşatılmış ve modernize edilmiş bir modelidir.
İsim
Yarı-Sömürge" kavramını ilk kez 1916 yılında Lenin kullanmıştır. Emperyalizmin farklı aşamalarını açıkladığı ve 1. Dünya savaşının arka planını global kapitalizm ekseninde tahlil ettiği bir çalışmasında bu kavramı şu şekilde tanımlamıştır:
"...Yarı-Sömürge ülkelere gelince, bunlar doğal veya toplumsal tüm evrim süreçlerinde görülebilen ara form örneklerinden biridir. Global sermaye, tüm ekonomik ve uluslararası ilişkilerde öylesine büyük ve belirleyici bir güçtür ki çok derin bir siyasi bağımsızlığa sahipmiş gibi görünen devletleri bile kendisine bağımlı kılabilir. Bunun örneklerini yakında görececeğiz. Elbette ki global sermaye kendine bağımlı kıldığı ülkelerin ve halkların -sözde dahi olsa- siyasi hiçbir bağımsızlıkları olmamasını tercih eder, çünkü en büyük kazanç bu şekilde gerçekleşir. Ancak bu tipteki sömürge ülkeler (günümüzde) zaten paylaşılmış durumda olduğu için, geriye kalan ara form niteliğindeki yarı-sömürge ülkelerin paylaşılması için verilecek mücadele doğal olarak çok daha zorlu olacaktır..." [1]
Özellikle yetmişli yıllardan sonra, yarı sömürge toplumlarının içinde bulundukları gerçekle yüzleşerek daha fazla rencide olmamaları için, "Gelişmekte Olan Ülke" veya "Orta Gelir Tuzağına Düşmüş Ülke" gibi kulağa biraz daha hoş gelen farklı alternatif terimler de üretilmiştir.
Dönüşüm Süreçleri
Herhangi bir bağımsız ülkenin Yarı Sömürge konumuna düşmesi, iç ve dış siyasetinde bağımsızlık inisiyatifini herhangi bir vesileyle geri dönüşü olmayacak şekilde yitirmesi ile başlar. Bu vesile, bazen bir iç savaş veya fiili darbe, bazen de bir ekonomik buhran veya bir işgal tehditi olabilir. Bu tür süreçlerde ülkenin başında olan yöneticiler, genellikle makamlarını ve şahsi kudretlerini koruma refleksiyle bir sömürgeci ülkenin veya ittifakın himayesi altına girmeye razı olurlar. Bu tür süreçlerde içerideki sömürgeci işbirlikçisi zümrelerin baskısı ve yönlendirmesi de rol oynar. Bu zümreler daha çok ordu, sermaye ve akademi çevrelerinde öbeklenmiş olurlar. Sermaye çevresinde özellikle büyük distribütörlerden oluşan bu işbirlikçiler, Marksist literatürde "komprador" veya "komprador burjuvazi" olarak adlandırılır.
Bir ülkenin yarı-sömürge niteliğini ayırt edebilmeyi kolaylaştıran, genel kabul görmüş belli başlı kriterler mevcuttur:
- Yarı-sömürge ülkelerin topraklarında tabi olunan sömürgeci devletlerin askeri üsleri bulunur. Yerel ahaliye, "dışa tehditlere yönelik savunma işbirliği" faaaliyeti olarak açıklanan bu üslerin asli fonksiyonları muhtemel bir iç isyanda yarı-sömürge yönetimi rejiminin korunmasıdır.
- Yarı-sömürge yöneticilerinin çocukları, tabi oldukları sömürgeci devletlerde eğitim görür. Bu tabiyetin devamlılığı için esas kabul edilir. Kadim bir vassallık teamülüdür ve ebedi sadakati simgeler. Hatta bu çocuklar olumsuz bir gelişmede can güvenliklerinin garanti altında olabilmesi için çoğu kez çifte vatandaşlık sahibi de olurlar.
- Yarı-sömürge toprakları, sömürgeci devletlerin ve onların bağlaşıklarının hurda, çöp ve diğer tüm atıklarını kendi ülkelerinden uzaklaştırmak için kullandıkları alanlardır. Bu genellikle, yeniden değerlendirme, geri dönüşüm, bertaraf vb. iktisadi bir faaliyet kılıfı ile ve yerli işbirlikçiler aracılığı ile gerçekleşir.
Yarı sömürgeleşme sürecine girmiş bir ülkede her şey bu sürecin önünü açacak, onu kalıcılaştıracak şekilde dizayn edilir. Bu dizayn eğitim sisteminden gümrük yönetmeliklerine, sağlık sisteminden tarım politikalarına kadar hayatın her alanını kapsayacak kadar detaylıdır. Medya ve aynı amaçla dizayn edilmiş sosyal bilim dalları da aynı paralelde yarı-sömürge ahalisini kontrol altında tutmaya odaklanmış bir sosyal mühendisliğin aparatları olarak kullanılırlar.
Sömürü Mekanizmaları
Yarı-sömürge ülkenin tüm ekonomik faaliyetleri tabi olunmuş sömürgeci ülkenin veya ittifakın menfaaatleri doğrultusunda planlanır ve yürütülür.
Maliye
Hazine daimi olarak sömürgeci kaynaklı kredilerin faiz sarmalı altındadır. Bu bağımlılığa mahkum etmeyi amaçlayan en yaygın stratejidir.
Sanayi
Kaynakça
- ↑ Vladimir Lenin (1916) "Imperialism, the Highest Stage of Capitalism: A Popular Outline" b.IV