Nurullah Ataç
Nurullah Ataç (1898-1957) Yomra asıllı yazar ve eleştirmendir.
20. yüzyıl Türkçe edebiyatının en önemli eleştirmenleri arasında yer alır. Lafını hiç sakınmayan sivri dilli üslubu nedeniyle kendi döneminin pek sevilmeyen ama aynı zamanda çok saygı duyulan edebiyatçılarından biri olmuştur.
Hayatı
Aslen Yomralı Gümrükçüoğlu sülalesine mensup olan ve Osmanlı döneminin son yıllarında çeşitli bürokratik görevler üstlenen Mehmet Atâ Bey'in oğlu olarak, 21 Ağustos 1898 tarihinde İstanbul'da doğdu.
Sırasıyla önce Lozan Üniversitesi, ardında Sorbonne Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde aldığı eğitimlerinin hepsini yarıda bırakarak 1922 yılından itibaren Fransızca çevirmenlik yapmaya başladı. Aynı süreçte çeşitli dergilerde yayımlanan deneme türündeki ilk yazılarıyla, tiyatro ve ebebiyat eleştirileri ile dikkat çekmeye başladı.
Ayrıca birkaç dili iyi derecede bildiği için, kariyeri boyunca sık sık görevli olarak Avrupa'ya gönderildi. Buyahatlerinde edindiği gözlemleriyle; bir kısmında Avrupa ve Osmanlı maliye sistemlerini de karşılaştırdığı ve reform önerilerini ortaya koyduğu, 10 civarında kitap yazdı. Maliye üzerinde yazdığı kitaplarının tamamında özellikle vergi adaletinin önemini vurgulamaya çalıştı. Bir bürokrat olarak birçok övgü ve ödül almasına rağmen, muhtemelen devletin yönetim kademelerinden hiç kimse yazdıklarını okuma zahmetine girmedi.
Son zamanlarında, 350 civarında el yazması eserden oluşan kütüphanesini daha iyi korunması düşüncesiyle adliye sarayına devretti. (Ancak buna rağmen, ölümünden seneler sonra, 1933 yılında çıkan bir yangında bu eserlerin tamamı yok olmaktan kurtulamayacaktı.)
17 Mayıs 1957 tarihinde İstanbul'da öldü. [1]
Eserleri
Çevirileriyle Türkçeye kazandırdığı birçok klasik eser ve çeşitli dergilerde yayımlanmış eleştiri yazıları dışında, belli başlı eserleri şunlardır:
- Günlerin Getirdiği (1946)
- Karalama Defteri (1952)
- Sözden Söze (1952)
- Ararken (1954)
- Diyelim (1954)
- Okuruma Mektuplar (1958)
- Günce (1960)
Kaynakça
- ↑ Salim Aydüz (2006) "Süleyman Sûdî Efendi’nin Kütüphanesi" s.775-782