Salih Hacıoğlu

Okune sitesinden
Okune (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 11.07, 20 Aralık 2020 tarihli sürüm (→‎Hayatı)
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Salih Hacıoğlu

Salih Hacıoğlu (1880-1954) Tonya doğumlu siyasetçidir.

Kendi döneminin kaynaklarında genellikle "Baytar Salih" olarak bahsi geçer. Mustafa Suphi'nin öldürülmesinin ardından gerçekleşen gizli Türkiye Komünist Partisi 2. kongresinde parti liderliğini üstlenmiş ve bu görevi 2,5 yıldan fazla bir süre yürütmüştür. Sonrasındaki ömrü hapis ve sürgünlerle geçmiştir.

Hayatı

1880 yılında Trabzon yakınlarında, Tonya kasabasında doğdu.

1899'da İstanbul Askeri Baytar Mektebi'ne girdi. Kendisini yakından tanıyan Nazım Hikmet'e göre, onun sosyalist fikirlere eğilimi bu okuldaki ilk öğrencilik yıllarına dayanıyordu. 1903 yılında birincikle mezun oldu.

Mezuniyetini takiben çeşitli süvari birliklerinde veteriner subay olarak görev yaptıktan sonra, 1910'da mezun olduğu okula öğretmen olarak atandı. İki yıl sürdürdüğü bu görevinin ardından, binbaşı rütbesiyle Ankara’daki bir süvari kolordusuna Hayvan Hastanesi Müdürlüğü görevine tayin edildi.[1]

Ankara’da Sovyet temsilcisi Tatar Şerif Manatov’la tanışır ve Manatov’un fikirlerinden çok etkilenir. 1920 yılında Ankara’da arkadaşlarıyla “Emek” adlı bir gazete çıkarmaya başlarlar ve sık sık konferanslar düzenlerler.


1921 yılında Çerkez Ethem Ayaklan­masını desteklediği gerekçesiyle tutuklanır. Altı ay hapis yattıktan sonra çıkar. 1920 yılında Bakü’de kurulan ve Anadolu hareketine katılmak için yurda dönerken öldürülen Mustafa Suphi önderliğindeki TKP’nin legal örgütü olarak kurulan Türkiye Halk İştirakiyûn Fırkası’nın Ankara’da illegal olarak gerçekleştirilen kuruluş Kongresi’nde Merkez Komitesi 1. sekreterliğine 1922 yılında seçilir. (Türkiye Halk İştirakiyûn Fırkası’nın Kuruluş Kongresi TKP’nin 2. kongresi olarak kabul edilmiştir.)

THİF’ın kuruluşunda, kurucu başkan Tokat Mebusu Nazım (Muvakat Reis), Bursa Mebusu şeyh Servet, Afyonkarahisar Mebusu Mehmet Şükrü, Baytar Binbaşı Salih Hacıoğlu (Katip), Zeynetullah Naşirevan aktif rol oynarlar. Partinin açıldığı gün partinin kütüğünde yalnız Anadolu’dan aktif beş yüz üye kayıtlıydı; ve Ankara’da yalnız silah fabrikalarında (İmalat-ı Harbiye İşçileri) partinin seksen beş üyeli bir örgüt komitesi bulunuyordu.

11 Ocak 1921’de tutuklanarak, 15 yıl kürek mahkumiyeti cezasına çarptırıldı. Bir süre sonra çıkarılan aftan yararlanarak tahliye oldu.


Türkiye Komünist Partisi daha sonra 2. kongresi’ni Ankara’da 15 Ağustos 1922 tarihinde yapar ve genel sekreterliğe Salih Hacıoğlu seçilir.

5 Kasım 1922'de Rusya'nın Petrograd şehrinde toplanan ve bir kısım oturumları 5 Aralık'a kadar Moskova'da devam eden 4. Komintern Kongresi'ne Türkiye temsilcisi olarak katıldı. Oğlunun daha sonra vereceği bir beyanatına göre, kongre sürecinde Lenin'le de şahsen tanıştı ve görüştü. Onun bu irtibatı, daha sonra, ömrünün sonuna dek partiden dışlanmasına neden olacak detaylardan biri oldu. Kongrenin kapanışının hemen ardından 7 Aralık 1922′de Moskova’da yayımlanan “Kızıl Şark” adlı dergide, Salih Hacıoğlu tarafından kaleme alınan "Burjuva Beyefendileri!..." başlıklı, TBMM hükümetini protesto eden bir yazı yayımlandı.

Türkiye'ye dönüşünde hemen tutuklandı.

Rauf Bey hükümeti THİF’i kapatır ve yöneticileri hakkında dava açar. 9 Ağustos 1923′de sonuçlanan davada Salih Hacıoğlu ve parti yöneticilerinden 35′i ağır cezalara çarptırılır.

Hacıoğlu, TKP'nin 1925'deki kongresinde merkez komitesi üyeliğine seçilmiş fakat genel sekreterliği elinden alınmış, sonrasında muhalefet ettiği Partinin genel sekreteri Şefik Hüsnü Değmer tarafından önce 1926'da MK'dan çıkarılmıştır. 1925 yılında TKP’nin 3. kongresi İstanbul’da gizlice toplanır. Salih Hacıoğlu bu kongrede merkez komitesi üyeliğine seçilir, fakat partinin genel sekreteri Şefik Hüsnü Değmer ile aralarındaki anlaşmazlıklardan dolayı partiden uzaklaştırılır.

1927 yılında, 1922'de Moskova’da toplanan Komintern’in 4. Kongresinde katıldığı gerekçesi ile polis tarafından tutuklamıştır. Bu arada partiden tasfiye edilmiştir. Üç buçuk ay ceza alan Hacıoğlu hapisten çıktıktan sonra SSCB’ye giderek Moskova’da veterinerlik yapmaya başlamıştır. 1927 yılında Moskova’da toplanan Kominternin 4. kongresine katıldığı gerek­çesiyle tutuklanır. 4 ay ceza alan Hacıoğlu cezasını çektikten sonra, 1928 yılında Nazım Hikmet’in de yardımıyla ailesiyle birlikte Sovyetler Birhği’ne gider. Sovyetler Birliği’nde Türk devrimcilerinin eğitim gördüğü KUTV üniversitesinde kısım şefliği ve veterinerlik görevlerinde bulunur.

1949 yılında eşinin kardeşinin ölümü üzerine Moskova'daki Türkiye Büyükelçiliğine vize almak için başvurur. Bu başvuru nedeniyle Sovyet yönetiminde casusluk suçlamasıyla tutuklanır. 15 yıl 6 ay ceza alır ve Altaylar bölgesinde bir çalışma kampına ailesiyle birlikte sürgüne gönderilir. Bu esir kampında sağ yanına inme iner ve 1954 yılında hayata gözlerini yumar. Ölümünden sonra eşi Sabiha Sümbül Nazım Hikmet'ten yardım ister. Nazım Hikmet büyük uğraşlar vererek, casusluk suçlamasıyla suçlanan Hacıoğlu'nun ölümünden sonra aklanmasını ve ailesine 80 ruble maaş bağlanmasını sağlar.(FUAS SEFEROV)

Hacıoğlu Salih’in İ. Bilen’in eliyle Sibirya’ya sürgüne gönderilmesi ve orada ölmesi, bu kirli sayfalardan biri. Eşi Sabiha Sümbül yıllar sonra sağsalim Moskova’ya döndüğünde gerçek ortaya çıkıyor. İ. Bilen, hakların ve saygınlığın iadesinde oralı olmuyor; durumdan o zamana kadar haberi olmayan Nazım Hikmet devreye girip yardımcı oluyor ve bu haberdar olmamaktan gelen üzüntüyle ‘Hacıoğlu Salih’ şiirini yazıyor. [2]


”Hacı oğlu Salih memleketimdendi, |  Karadeniz’den, | Kocaman gözlü, kocaman burunluydu, | dazlaktı.
 Komünistti on dokuzdan. | Dövüştü, | hapse düştü, | yattı Ankara’da, Kırşehir’de. 
 Sonra geçti bu yana, | yani ikinci vatana. | Baytardı, Kirofabat köylerinde hasta keçilere baktı. 
 Yıllar, eğrilen bir yün ipliği gibi aktı | namuslu, çalışkan parmaklarından. 
 Sonra, 49’da, Moskova’da, Martın onuncu gecesi, | oturmuş, Engels’i okuyordu, | geldiler, götürdüler, | sürdüler Altay Bucağına. 
 Ne bir dağ devrildi içinde, | hatta ne bir toprak parçası kaydı.
 Yalnız, inme indi sağına, | altmış yedi yaşındaydı. 
 Altı yıl, Hacı oğlu Salih | kutladı inkılabın yıldönümünü | tel örgüler ve kurt köpekleriyle çevrili.
 Ve öldü bir bahar günü | elli kişilik barakasında.
 Bu akşam Moskova’da bayram eyledik, | kutladık inkılabın yıldönümünü: 
 Dolaştı türkü söyleyerek meydanları Marks | Engels | Lenin | ve temize çıkma kâadı Salihin..”


[3]


[4]

Kaynakça

  1. Özgür Kalyoncu (2009) "Salih Hacıoğlu" Kalandar Dergisi, Sayı:5
  2. Vartan İhmalyan (1989) "Bir Yaşam Öyküsü" s.245-252
  3. Veli Umut Arslan (2012) "100. yıl anısına bu tarih bizim: Mustafa Suphi TKPsi Sürekli Devrimcidir"
  4. Paul Dumont (1978) "Cahiers du Monde Russe et Soviétique" c.19, Sayı: 1-2, s.143-174